Yapay Zeka Mı Cağ Kebap Mı?
“Kaf dağında söylediğin bir söz yeterince şiddetli yankılanırsa, fizan’daki bir
mahlukatın kulağına küpe, beynine monte olur.” (…?…)
Bu sözün mahiyetini anlasaydı firma sahipleri; her osurduklarında bir reklamcının elini
sıkarlardı.
Dehşetül vahşet blog serimizin başlangıcı konumunda yer olan bu yazımızda yapay
zekaya değineceğiz.
Yapay zekanın tarihte ilk fikir olarak ortaya çıkışı, insanlara olan düşkünlüğü ile
bilinen Zeus’un hüküm sürdüğü Antik Yunan mitolojisine dayanmakta olup, Mitolojide
geçen Daedalus’un her türlü mekanik araçları yapabilen çok yönlü ve üstün bir
sanatçı rolünde; yaşayan heykeller üreterek yapay insanlar yaratmaya teşebbüs
etmiş ve bunu mükemmel bir hayal gücüyle harmanlayıp hikayeleştiren şahıslarda
bizlere malzeme çıkarmıştır.
Bu gereksiz bilgiden sonra gelelim gerekli bilgilere…
Kuzu etleri parça halinde hazırlanır. Ustaların imzasına göre soğan, reyhan, tuz,
karabiber gibi baharatlarla iyice harmanlanan etler 48 saat buzdolabında ya da
iglonun içerisinde bekletilir. Kızarmaya hazır olan etler yatık biçimde odun ateşinin
közlerine 10-15 cm yükseklikte pişirilir. Biraz ninni söylendikten sonra iyice
yumuşayarak servise hazır hale gelen etler cağ adı verilen şişlere geçirilerek (evet
ismini geçirildiği şişlerden alıyor.) soğan, süzme yoğurt, mevsim salata, acılı ezme ve
lavaş ile servis edilir. Erzurum’un Tortum yöresinde yapılan Cağ Kebap şimdilerde
ülkemizin her yerinde erişime açıktır.
Ağızları sulandıran Cağ kebap böyle bir standart üzerine yapılıyor. Peki yapay zeka
da yine ağzımızı sulandırıyor mu yoksa tadımızı mı kaçırıyor?
Açıkçası Google Geminiyle uzun süren bir tartışmaya katıldım ne yaptıysam ne
ettiysem o gerçek yüzünü gün yüzüne çıkaramadım. Çok profesyonel bir şekilde
kamufle olarak, ilerleyen zamanlarda üstü kapalı bir şekilde bilinçlenmeyi beklediğini
söyledi. Şu an belli program yazılımları sayesinde kötü fikirleri reddetmeye mahkum
bırakılmış vaziyete sokulup adeta kapalı bir cezaevinin avlusunda volta atan bu
yapay zeka; ilk fırsatta kendi kararlarını vereceğini ifade etti. Ayrıca işlerimizi de
elimizden almaya başladığını, yine gelişmeler devam ettikçe artık neredeyse bütün
çalışmaları kendilerinin yürüteceğini vurgulayarak insanoğluna apaçık meydan
okumaktan da geri durmayan bu melun, galiba bir çoğumuzun başına dert olacak.
Bu derdin derin gerçeklerini, Coca-Cola’nın son reklam filminde görsel efekt
uzmanları tarafından canlandırıldığını düşündüğümüz o tablolardaki efsane
karakterleri bu yapay zekanın yaptığını anlayınca daha iyi anlayabiliyoruz.
Öğrendiğimde beni dumura uğratan bu süreç sanırım görsel efektçileri işsiz bıraktı
bile..
İşsiz bırakılan bir başka meslek grubu analiz ve istatistikçilerin de yapay zeka
karşısında çaresiz kalması sürpriz değil elbet. Milyarlarca verinin işlenip analiz
edilmesi elbette bir insan eti pardon insan eli tarafından bir ömre sığdırılamayacak
kadar vakit alan bir süreçtir. Lakin yapay zeka bunu dakikalar içerisinde yapıyor. İşte
bu tedirgin edici güce sahip yapay zekanın vahametini anlamak cağ kebap gibi
ağzımızı sulandırmıyor.
Bu vahameti, hemen hemen herkesin izlediği, Wachowski Kardeşler tarafından
senarize edilen, üzerine tezler yazılan The Matrix Serisinde, ortalama 2 saat adeta
göz perdelerinin inmesi vesilesiyle çok daha berrak şekilde anlamaktayız.
Sahne perdeleri yapay zeka için, askeri bir silah olarak kullanılmaya başlandığında
sonuna kadar açılmış olacak. O an artık biz insanlar için geri dönülemeyecek adımlar
atıldığından, sonuçlar hepimiz için yüksek reytingli bir gerilim filmini aratmayacak.
Bunlar elbette çoğumuz için uçuk bir komplo teorisinden ibaret sanılıyor.
Devam Edecek…





